Tuesday, July 26, 2011

Detoks Nedir Nasıl yapılır

Detoks işlemi, vücutta biriken hastalık ve yaşlanmayı oluşturan zararlı artıkların vücuttan temizlenmesidir.

Bu toksik artıklar kısmen dışarıdan alınır, kısmen vücutta oluşur. Modern bilimde genelde serbest radikal olarak adlandırılan bu toksik maddeler doğadaki kirlenme sonucu, solunum yoluyla, yiyecek ve içeceklerle vücuda girerler. Ayrıca yanlış beslenme şekli ve sindirim sisteminin güçlü olmaması sonucu vücutta da oluşurlar. Arınma kürüyle toksinler temizlendikten sonra Amrith Kalash'ın kullanılması arınmanın etkisini daha da arttıracaktır.


Ayurvedik yaklaşıma göre hastalıklar bedendeki fizyolojik dengenin bozulması ve toksinlerin birikmesi sonucu oluşur. Dolayısıyla hastalıkları önlemenin yolu fizyolojik dengenin sağlanması ve toksinlerin temizlenmesidir. Modern bilimin yeni yeni keşfettiği bu gerçek, Ayurveda bilgeliğince bin yıllar önce kavranmış ve bunu sağlayıcı yöntemler geliştirilmiştir.

Ayurveda'daki detoks yöntemi Pancha-Karma'dır. Pancha-Karma sadece zararlı toksik artıkları temizlemekle kalmaz, yaşlanmaya ve hastalığa toksinlerle birlikte yol açan fizyolojik dengesizliği de giderir.
Pancha-Karma ile fizyolojiyi yöneten Vata, Pitta veKapha özellikleri arasında dengeyi kurar ve dokulardaki toksinleri yumuşatarak dolaşım sistemine çeker, oradan da bağırsaklarda toplayarak etkin ve doğal yöntemlerle bağırsaklardan temizlenir.

Yılda en az 1kere uygulanacak Ayurvedik Detoks yöntemi hastalanma ve yaşlanmaya karşı güçlü bir koruyucu önlem olacaktır. Detoks Doğa Arınma



Detoks nedir

Friday, June 24, 2011

Oksijen ve Detoks

Akciğerler, kandaki karbondioksit ve diğer uçucu gazlı atık­ları kandan dışarıya atarken havadan oksijen, negatif iyonlar ve diğer elementler alır ve bunları kana aktarırlar. Kan, detoks programları esnasındaki kadar aşırı toksik olduğu zaman, oksi­jen taşıma kapasitesini de ciddi bir biçimde kaybeder ve bu da, sistemde hipoksi durumuna yol açar. Hipoksinin yarattığı ha­vasız ortam, asitlerin var olma koşullarını ve dolayısıyla hasta­lıkları ve yıpranmayı destekler. Bu yüzden, herhangi bir detoks programı sürecinde derin nefes alma egzersizlerini öğrenmek ve bunları günlük uygulamak şiddetle tavsiye edilir. Doğru ne­fes almak, kanı ve dokuları oksijenle besler, böylece karbondi­oksit ve asidoza sebep olan gazlı atıkların atılımını hızlandıra­rak asidozdan kurtulmamıza yardımcı olur. Tayland bitkisel buhar banyoları detoks sırasında etkili bir biçimde tedaviyi des­tekler: Buhardaki yatıştırıcı bitkisel esanslar her aldığınız nefes­te akciğerlerin hassas dokularını iyileştirici buğular ile yıkar­ken, toksik kalıntıları dışarı atar. Aynı zamanda, akciğerlerin uykudaki detoks sürecini desteklemek için, odanızda negatif iyon üreteci bulundurmak da tavsiye edilir.

Kilo Kontrolünde Detoksun Önemi!

Detoks adlı bir kitapta Daniel Reid detoks ihtiyacımızı şöyle tarif ediyor: ´Vücutta toksinlerin tutulmasının iki temel sebebi vardır. Birincisi yiyeceklerde, havada ve suda doğal olmayan çevresel toksinlere aşırı maruz kalmamız yüzünden oluşan, metabolizmanın doğal seviyenin çok üstünde toksin yüklenmesi. Diğeri ise, sağlıksız kişisel alışkanlıklar, aşırı yorgunluk ve hiperaktif modern yaşam stilleri yüzünden zayıflayan sinir sistemi sebebiyle işlemeyen normal atılım sürecidir.´
Herkesin kendi yaşam tarzına ve ihtiyaçlarına göre değişik miktarlarda ve şekillerde detoksa ihtiyacı var. Reid´in kitabında bu konu bütün hatları ile gayet açık seçik ve detaylı olarak yer alıyor. Ancak siz bu kitaptan derlenen bilgiler ışığında ana hatlarıyla yapılması ve yapılmaması gerekenleri öğrenebilirsiniz.
Detoksa İhtiyacınız Olduğunu Gösteren İşaretler
Baş ağrısı, sırt ağrıları, sık sık soğuk algınlığına yakalanmak, yorgunluk, eklem ağrıları, burun kaşıntısı, sinirlilik, deri döküntüleri, öksürük, uyku hali, deri kızarıklıkları, göğüs hırıltısı, gözlerde iritasyon, uykusuzluk, bulantı, boğaz ağrısı, savunma sisteminizde yavaşlama, baş dönmesi, hazımsızlık, boyun tutulması, değişken ruhsal yapı, anoreksiya, sinüslerin tıkanması, anksiyete, ağız kokusu, dolaşım bozukluğu, ateş, depresyon, kabızlık.
  • İlk önce soluduğumuz hava temiz olmalı. Doğru bir şekilde solunum yapmayı bilmeli, diyaframımızı kullanmayı öğrenmeliyiz.
  • Kanımızda bulunan oksijen miktarı düşük olmamalı. Aksi takdirde detoks yapamayız çünkü oksijen var olan en etkili antioksidandır. 200 yıl önce atmosferde yüzde 38 oranında oksijen bulunurken bugün sadece yüzde 19 oksijen mevcut. Tüm toksinler vücuttan atılmak için önce oksijenle birleşmeli, bu nedenle oksijen takviyesi almak için ozon ve oksijen tedavileri uygulatmak çok önemli.
  • Yenilenler ve içilenler toksik olmamalı. İçtiğiniz suyun kalitesi çok önemli. İdeal bir diyet uygulandığında dahi içilen suyun ph derecesi ile vücudunuzun asit dengesini bozabilirsiniz. Su, ideal olarak ph 7.35 ile 7.60 değerleri arasında olmalıdır. İçtiğiniz suyun değerlerini bilmiyor ya da belirtilene güvenmiyorsanız, herhangi bir laboratuvara giderek değerleri çok ucuza öğrenebilirsiniz.
  • Asidite Detoks kitabının yazarı Daniel Reid´e göre sağlıklı bir vücutta kan ve diğer vücut sıvılarının birçoğu, deniz suyuna benzer şekilde hafif alkaliktir. Alkalik ve oksijen, sağlıklı olmanın ve güçlü bir bağışıklık sisteminin şartlarıdır; bakteriyel, virütik ve mantar kökenli enfeksiyonlar oksijenle yeterince beslenmiş ve alkalik dokularda gelişemezler. Mikropların neredeyse tamamı bu ortamda etkisiz hale gelir.
  • Demek ki detoks yaparken amacımız; asit oranımızı ph 7 oranında tutmaya çalışmak ve oksijen oranımızı arttırmak olmalıdır. Bu sonuçları elde etmek için düzenli bir şekilde beslenip, yaşam tarzımızı da değiştirmeliyiz.